Radikal İslam-Hizb

Hizb’in Lügat ve Istılah Anlamı

Hizb, başına bir musibet gelmek, kaba haşin olmak, çatmak, parti kurmak, oluşturmak anlamına gelen “hazebe” fiilinin mastarıdır. Grup, birlik, takım, ekip, parti anlamına gelir. Çoğulu “ahzab” dır .Ayrıca bütünden ayrılmış parça, bölüm, kısım, cüz, bölük anlamına gelir .

Istılah da ise anlamı, belli bir görüşü benimseyerek başkalarından farklılaşan güçlü bir gruptur ..
Bir topluluk ya da örgüt içinde inanç ve düşünce bakımından ayrılık gösteren yan tutmaya yönelik küçük topluluktur.

Kur’an’da Hizb

Hizb kavramı Kur’an’da on üç sûrede , on yedi âyette, yirmi kez geçmektedir. Bu yirmi kullanımdan sekizi hizb olarak tekil, biri hizbeyn olarak ikili, on biri de ahzab olarak çoğul şeklinde gelmiştir.

Hizb kavramı bazı âyetlerde taraf, yandaş anlamında kullanılmıştır. İki âyette üç yerde “Hizbullah” şeklinde Allah’ın taraftarları, O’ ndan yana olanlar anlamında geçer:

“Kim Allah’ı, Peygamberini ve inananları dost edinirse bilsin ki, şüphesiz Allah’tan yana olanlar üstün gelirler.” (Maide 5/56)

“Allah’a ve ahiret gününe inanan bir milletin, babaları veya oğulları veya kardeşleri ya da akrabaları olsa bile Allah’a ve Peygamberine karşı gelenlere, sevgi beslediklerini görmezsin. İşte Allah, imanı bunların kalplerine yazmış, katından bir nur ile onları desteklemiştir. Onları, içlerinden ırmaklar akan, içinde temelli kalacakları cennetlere koyar. Allah onlardan hoşnut olmuştur, onlar da Allah’tan hoşnut olmuştur. İşte bunlar, Allah’tan yana olanlardır. İyi bilin ki, saadete erecek olanlar, Allah’tan yana olanlardır.” (Mücadele 58/22)

Yine bir âyette şeytanın kendinden yana olanları ya da yandaşlarını cehenneme çağırdığından bahsedilir:

“Şeytan şüphesiz sizin düşmanınızdır; siz de onu düşman tutun; O, kendi taraftarlarını ancak ateş ehlinden olmaya çağırır.” (Fâtır 35/6)

Bir âyette iki kez “hizbü’ş-şeytan” şeklinde yine şeytanın taraftarları anlamında bir kullanım vardır:

“Şeytan onların başlarına dikilip Allah’ı anmayı unutturmuştur. İşte onlar şeytanın taraftarlarıdır. İyi bilin; şeytanın taraftarları elbette hüsrandadırlar.” (Mücadele 58/19)

Bazı âyetlerde grup, bölük fırka, topluluk anlamında (Hûd 11/17; Râ’d 13/36; Meryem 19/37; Ahzâb 33/20, 22; Zuhruf 43/65) kullanılmıştır (. Ashab-ı Kehf ile ilgili bir kıssada “hizbeyn” şeklinde bu anlamda geçmektedir:

“Sonra da iki guruptan hangisinin kaldıkları müddeti daha iyi hesap edeceğini görelim diye onları uyandırdık.” (Kehf 18/12)

Yine bir âyet-i kerime’ de, de hak dinin tek olmasına rağmen, insanların, bunu parçalayıp birbirleriyle çelişen dinler icat ettiklerini ve herkesin kendi dininden memnun olup diğerinin dinini reddettiğini, böylece insanların da çeşitli fırkalara ayrıldığını beyan ediyor.

“Onlar işlerini kendi aralarında bölük bölük ayırdılar. Her bölük kendi tuttuğu
yoldan memnundur.” (Mü’minûn 23/53; Rûm 30/32)

Bir âyette de peygamberlerini yalanlayan topluluklar için “ahzab” şeklinde çoğul olarak kullanılmıştır:

“Semûd, kavmi Lût ve eykeliler, bunlar işte o ahzab” (Sâ’d 38/13)

Bir âyette de “her gurubun belâ hususunda, belli bir günü olduğu” anlamında “yevmü’l-ahzab” şekline bir kullanım vardır:

“O iman etmiş olan kişi: Ey kavmim, doğrusu ben sizin hakkınızda Ahzab günü gibi bir günden korkuyorum.” (Mü’min 40/30)

Bu kullanımlarda anlaşılan o ki, hizb kavramı Kur’an’da zihnî faktörlerin belirleyiciliğinin hâkim olduğu ve üyelerinin tarafgirlik yaptığı topluluk ya da sosyal grupları anlatmak için kullanılmıştır ve siyasî bir içerikte kullanılmamıştır .

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: