Radikal İslam-Mülk

Mülk’ün Lügat ve Istılah Manası

Me-le-ke sözlükte; bir şeye sahip olmak, elde etmek, eline geçmek, bir işi kontrolü altında tutmak, bir işe hâkim olmak, herhangi bir şey ya da kimse üzerinde nüfuz ve otoritesi bulunmak, yönetmek, gücü yetmek manalarında kullanılmıştır.

Bir şeye sahip olmak anlamında “melektü’ş-şey’e/milken şey’in, mülkiyetini ele geçirdim, sahip oldum” denilir .

Hamuru iyice yoğurmak anlamında “melektü’l-acine melken” .
Araplar bir kadınla evlenmeyi kastettiklerinde “melektü’l- mer’e, kadına malik oldum, onunla evlendim” derler .
Çubuk kabuğuyla beraber güneşte kuruduğu zaman “meleke’n- nebga” denilir .
Ayrıca birini bir işin sahibi yapmak, bir işe atamak, görevlendirmek, hükümran olmak ya da evlendirmek anlamında imlak; birisin mal mülk sahibi kılmak anlamında temlik; bir şeye ya da bir yere kahr yoluyla sahip olmak, huy, âdet vs. iyice kök salıp yerleşmek anlamında temellük; kendini kontrol etmek ve kendine hakim olmak anlamında an harf-i ceriyle de temâluk olarak kullanımları .

Meleke kökü için işin kıvamı, özü anlamında “milku’l-emr” şeklinde bir kullanımı vardır ki bu manada olmak üzere “el-kalbu milâku’l-cesed, kalb vücudun esasıdır” denilir .Araplar suyun başını tutmak, oraya hakim olmak anlamında “el-mâu meleku emr” derler .

Mülk ve milk ise “meleke”nin mastarıdır ve yine o da sahip olma ve güç, iktidar anlamındadır .Mâlik, melekût, melik, mülkiyet de bu kökten türetilmiş kelimelerdir.
Mülk kelimesinin Türkçe’ de üç ayrı kullanımı söz konusudur. Bunlar; ev, arsa ve arazi gibi taşınmaz mallar anlamında; bir devletin hâkimiyeti altındaki toprakların tümü anlamında; vakıf olmayıp bir kimsenin şahsına ait olan yapı veya yer anlamında kullanılmaktadır .

Sonuç olarak mülk kavramı, insanlar için söz konusu olduğunda insanlar üstündeki tasarrufu ifade eden bir kavram olarak, Allah için kullanıldığında ise Allah’ın varlığa egemenliğini ve varlığın yönetimini ifade eden bir kavram olarak tanımlanabilir.

Kur’an’da Mülk

Mülk Kur’an’da çok zikredilen kavramlardan biridir. Bu kavram incelendiğinde yönetimle ilgili olan mülk olarak ve insan-eşya ilişkisini ifade eden milk olarak Kur’an’da iki farklı anlam alanında kullanıldığı söylenebilir.

Yönetime bakan yönüyle mülk kavramı, Kur’an’da hem Allah için hem de insan için kullanılmıştır. Allah için kullanıldığında Allah’ın varlığa egemenliğini ve varlığın insanlar için kullanıldığında ise insanlar üzerindeki tasarrufu ve otoriteyi ifade eden birkavram olarak yer almaktadır.
Kur’an’da mülkün Allah’ın varlığa egemen oluşunu ifade etmesi değişik türevleriyle anlatılır.Kur’an’da mülk kelimesinin yer aldığı “lillâhi mülkü’s-semâvâti ve’l-ard” ifadesi on sekiz âyette geçer. İfadenin anlamı “Göklerin ve yerin hükümranlığı Allah’ındır.” şeklindedir ve Allah’ın tüm varlıklar üzerindeki mutlak hâkimiyetini ve tasarruf gücünü anlatır .

“Göklerin ve yerin hâkimiyeti O’nundur.” (Burûc, 85/8)

“Göklerin ve yerin hükümranlığının Allah’ın olduğunu bilmiyor musun? Dilediğine azabeder, dilediğini bağışlar. Allah her şeye Kadir’dir.” (Maide 5/40)

“Göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunanların hükümranlığı kendisinin olan Allah ne yücedir! Kıyamet saatini bilmek O’na aittir. O’na döneceksiniz.” (Zuhruf 43/85; Bkz., Hadid 57/2, 4-6; Şûra 42/49; âl-i İmran 3/189)

Bu ifade çok yerde geçmekle birlikte birkaç âyette kavram dizimi şeklinde Allah’ın bazı sıfatları ile birlikte zikredilmiştir ki bu şeklin Allah’ın mutlak egemenliği ile ilgili bir takım özellikleri çerçevesinde daha kapsamlı ve vurgulu bir anlatım biçimi olarak görülebilir. Aşağıdaki âyetlerde, İlah- hakîm- alîm- mülk- dönüş dizilişi şeklindedir.

“Gökteki İlâh da, yerdeki İlâh da O’dur. O, hakîmdir, her şeyi bilendir. Göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunanların hükümranlığı kendisinin olan Allah ne yücedir! Kıyamet saatini bilmek O’na aittir. O’na döneceksiniz.” (Zuhruf 43/ 84-85; Bkz., Tevbe 9/115-116; Hadîd 57/4-6; Nûr 24/41-42 vd.).

Bu ifade Kur’an’da “melekûtu’s-semâvâti ve’l-ard” şeklinde iki âyette gökler ve yere izafetle kullanılmış, iki âyette de her şeyin melekûtu şeklinde kullanılmıştır (En’âm 6/75; A’raf 7/185; Mu’ninûn 23/88; Yasin 36/83).

Melekût da mülk demektir, izzet ve hükümranlığı ifade eder . Ayrıca bir şeyin iç yüzü, iç ciheti ve ruhlar âlemi anlamında da Mutasavvıflar tarafından görünmeyen varlıklar âlemi, gayb âlemi olarak kullanılmıştır.

Lehu’l-mülk ve biyedihi’l- mülk ifadeleri de hâkimiyetin Allah’a ait oluşunu ifade eden bir kullanım şeklidir. İlk ifade Kur’an’da dört yerde (En’am 6/73; Tegabun 64/1; Zümer 39/6; Fatır 35/13), ikincisi ise sadece bir âyette (Mülk 67/1) zikredilmektedir.

El-mülkü yevmeizin lillah ifadesi de hâkimiyetin Allah’a ait oluşunu ifade eden bir kullanım şeklidir. Kıyamet günüyle ilgili olan bu kullanım “o gün hükümranlık Allah’ındır” anlamında iki yerde (Hac 22/56; Furkan 25/26), “bugün hükümranlık kimindir?” şeklinde soru sorulup cevap verilmesi şeklinde bir âyette (Mu’min 40/16) geçmektedir.

İki âyette de Allah’ın göklerde ve yerde hâkimiyetin tek sahibi olduğu vurgulanmakta ve hükümranlığında eş ve yardımcı kabul etmediği ifade edilmektedir (İsra 17/111; Furkan 25/1-2).

Üç âyette de Allah’ın mülkle birlikte hüküm vermesinden bahsedilir (Bakara 2/251; Nisa 4/54; Sâd 38/20).

Cennet nimetlerinin tasvirinin yapıldığı bir yerde de Allah’ın saltanat vermesinden bahsedilir (İnsan 76/20).

Yine Allah’ın hükümranlık sahibi olmasını ifade eden mâliku’l-mülk şeklinde bir kullanım (Âl-i İmran 3/26) vardır. Fatiha 1/3’te mâliku yevmi’d-din şeklinde kullanımı vardır ki bu herkese yaptığının karşılığının verileceği günde Allah’ın hâkimiyetini anlatır.

Mülk kavramı Kur’an’da Allah için kullanıldığı gibi insanlar için de
kullanılmıştır. Allah için kullanılanlar yukarıda görüldüğü gibi Allah’ın mutlak hükümranlığını ve ontolojik hâkimiyetini ifade için kullanılırken, insanın mülkiyetinden bahseden âyetlerde ise genellikle insanın siyasî hâkimiyeti anlatılmaktadır.

İnsanın mülke sahip olmasıyla ilgili olarak dikkati çeken, insana mülkü Allah’ın verip yine Allah’ın aldığı ile ilgili kullanımdır.

“De ki: Hükümranlığın sahibi olan Allah’ım! Hakimiyeti dilediğine verirsin; dilediğinden çekip alırsın; dilediğini aziz kılar, dilediğini alçaltırsın; iyilik elindedir. Doğrusu Sen, her şeye Kadir’sin.” (Âl-i İmran 3/26)

Âyet-i kerime, hükümranlığın Allaha ait olduğunu, yarattıkları üzerinde dilediği gibi tasarrufta bulunduğunu, beyan etmektedir.Allah’ın Hz. Davûd’a hükümranlık vermesinden kuvvetlendirmesinden bahsedilmektedir.

“Onun hükümranlığını kuvvetlendirmiştik. Ona hikmet ve kesin hüküm salahiyeti vermiştik.” (Sâd 38/20)
“Onları Allah’ın izniyle bozguna uğrattılar; Davud Calut’u öldürdü, Allah Davud’a hükümranlık ve hikmet verdi ve ona dilediğinden öğretti. Allah’ın insanları birbiriyle savması olmasaydı yeryüzünün düzeni bozulurdu. Fakat Allah âlemlere lütufkârdır.” (Bakara 2/251)

Bilindiği gibi Hz. Davûd hem peygamber hem de saltanat sahibi bir hükümdardır. Yine aynı durumda olan Hz. Süleyman’a saltanat verilişi ise şu âyetlerde ifade edilir:

“Süleyman: Rabbim! Beni bağışla, bana benden sonra kimsenin ulaşamayacağı bir hükümranlık ver; Sen şüphesiz, daima bağışta bulunansın dedi” (Sâd 38/35)

“Süleyman’ın saltanatı hakkında onlar, şeytanların uydurup söylediklerine tâbi oldular. Halbuki Süleyman kâfir olmadı…” (Bakara 2/102)

Birinci âyetteki mülkü Râzî manevî bir hükümdarlık şeklinde tefsir .Hz. Yusuf’a da hükümranlık verildiğinden bahsedilmektedir (Yusuf 12/101).Görüldüğü gibi mülk kavramı sadece Allah için kullanılmamış aynı zamanda insanlar için de kullanılmıştır. Buradan hareketle denilebilir ki Allah insanların kendileriyle ilgili olan işlerini yine kendilerinin yapmasını dilemiştir ve beşerî- siyasal hâkimiyetin insanların elinde olmasını murâd etmiştir.

Burada araştırma gereği sadece mülk ifadesi üzerinde durulmuştur. Ancak Kur’an’da meleke ve türevlerinin kullanılışı dikkate alındığında mülk kavramının iki yönde kullanıldığı dikkat çeker:

1-Allah’ın mutlak hâkimiyeti, gücü ve yönetimi.
2-İnsanların saltanat ve iktidarı.

Sonuç olarak Kur’an’da, mülk kelimesi, içinde yer aldığı âyetlerin metin içi bağlamlarıyla birlikte değerlendirildiğinde, tüm âyetlerde “yönetim gücü, tasarruf gücü, saltanat, hükümranlık” gibi anlamlar taşıdığı görülür.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: